Tekil Mesaj gösterimi
Alt 09-09-2008, 02:08 PM   #8
Nurettin Önalan
Süper Moderator
 
Nurettin Önalan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Nerden: İzmir/Karşıyaka
Yaş: 39
Mesajlar: 1.539
Tecrübe Puanı: 3 Nurettin Önalan Yakında ünlü olacaktır.
Cevap: Sorunlara Çözüm Önerileri

Hırsızı yakalamaktan korkan ülke; Türkiye!

İnanılır gibi değil; son senelerde ne vakit sporumuzla ilgili bir yolsuzluk iddiası gündeme gelse otomatik bir el devreye girerek önce olayı küçültüyor, sonra göstermelik bir kurban buluyor ve dosyayı tozlu raflara havale ediyor.
Şu koca memlekette şaibe çamuruna batmamış, cesur, kimseye diyet borcu bulunmayan vatan evlatlarını analar ne zaman doğuracak merak ediyoruz.

Geçen sezon Beşiktaş'ın yaptığı hata belli ki Futbol Federasyonu katlarında gideceği adresi şaşırmış ve Türk bürokrasisinin en sevdiği yer olan 'sümen altına!' yollanmış. Kimse kendini kandırmasın, sıradan memurların becerebileceği, sorumluluk üstlenebileceği bir durumla karşı karşıya değiliz. Alt kademede birileri anlaşıldığı kadarıyla işe zamanında uyanmış ve vakit geçirmeden üstlerini konudan haberdar etmiş; üst ya da üstler de hadisenin örtülmesi talimatını vermiş.

Bizim ülkede nedendir bilinmez bazı sözcüklerin manası açık değildir; örneğin 'hırsız' denildiğinde insanımız aklına birinden bir şeyler çalan kişiyi getirir. Görevi denetlemek olduğu halde gereğince denetlemeyen, yahut da gördüğü, bildiği halde yapması gerekeni yapmayıp susanın da 'hırsız'la eşdeğer olduğu hususu es geçilir. Oysa Eflatun'un dediği gibi: 'Bilirken susmak bilmezken söylemek kadar çirkindir.' Hem sonra 'İtirazın süresi geçti!' denilerek Sivasspor'un hakkının gasp edilmesi neyin nesi oluyor? Burası sanki Japonya; hangi suçu işlerseniz işleyin 7 sene yakalanmazsanız sanki serbest kalacaksınız, hakkınızdaki suçlamalar geçersiz sayılacak.

Ortada mutlak surette büyük paraların dönmüş veya önemli taahhütlerin verilmiş olması gerekiyor; çünkü olay ligin bitiminden önce basına sızdırılacak veya ilgili kulüplerin önüne konulacak olsa devasa paralar kolaylıkla havada uçuşabilirdi. Ya verilen sözler tutulmadı, ya bir hesaplaşma hazırlığı var, ya da tesadüfen ağızlardan laf kaçtı! Basketbol camiasından futbola transfer edilen zamanın genel sekreteri yangından mal kaçırılırcasına suçsuz ilan edilmeye çalışılıyorsa, Beşiktaş'ın dilinde kemiği olmayan konuşkan başkanı sus-pusu oynuyorsa, hakkı gasp edilen Sivas'ın sesi gereğince gür çıkmıyorsa, bilgisayar kayıtlarından kolaylıkla bulunabilecek bir ayrıntı liglerin tescilinden sonra servis ediliyorsa; gelin de işkillenmeyin!

Öte yandan efsanevi sporcu Marion Jones geçen hafta cuma günü hapishaneden salındı; neydi büyük şampiyonun suçu? Federal ajanlara yalan söylemek! Peki kimdi bu Marion Jones? Sidney Olimpiyatları'nın 3 altın, 2 bronz madalyalı şampiyon atleti. Düşünüyoruz da ne bahtsız, şansız bir atletmiş! Eğer Türkiye'de doğmuş olsaydı, üstelik de 7 sene, 9 sene önce kullandığı yasaklı bir madde yüzünden ondan hesap sormaya kalkışacak kişiyi 'utanmaz adam' deyip tükürük denizinde boğarlardı. Neylersiniz ki kanunların, yönetmeliklerin tıkır tıkır işlediği bir ülkede yaşamasından ötürü hem madalyaları geri alındı, hem de 6 ay hapis cezası aldı; olimpiyat kayıtlarından adının silinmesi de cabası. Altı-üstü adına steroid denilen bir maddeyi kullandı diye dünya şampiyonu bir atlete yapılan muameleye bakın; bir de derebeyi gibi davranarak Türk sporunun canına okuyan adamların hâlâ ortalıklarda 'adam' diye dolaşmasına bakın.

Türkiye'de unutulmasın ki şahısların gücü sıfırdır; müesseseler güçlüdür; ancak onların gücü de kararlılık gösterildiğinde su yüzüne çıkan yanlışları örtmeye yetmez. Bu kadar mı zor gerçeklerle yüzleşebilmek?! Bu kadar mı zor yanlışı yapanların ipini çekebilmek?!

Fatih URAZ
09 Eylül 2008, Salı/Zaman
Nurettin Önalan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla