Tekil Mesaj gösterimi
Alt 09-09-2008, 02:16 PM   #9
Nurettin Önalan
Süper Moderator
 
Nurettin Önalan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Nerden: İzmir/Karşıyaka
Yaş: 39
Mesajlar: 1.539
Tecrübe Puanı: 3 Nurettin Önalan Yakında ünlü olacaktır.
Cevap: Sorunlara Çözüm Önerileri

Cumhurbaşkanı Gül liderlik gösterdi
Nisan 2007'de AKP'nin Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanlığına aday göstermesini doğru bulmadım. Gül, başarılı bir dışişleri bakanı idi.
Hükümetten ayrılmasının, iktidarın reformcu kimliğini zayıflatması olasılığı yüksekti. Dahası, Cumhurbaşkanlığı'nı bir vesayet makamı olarak gören ve henüz eşi "türbanlı" bir cumhurbaşkanına hazır olmayan asker-sivil bürokrasinin (ve ana muhalefetin) ciddi siyasi kriz çıkarması olasıydı.

Kaygıların yersiz olmadığı görüldü. Gül'ün cumhurbaşkanı adaylığı ve seçilmesi, Nisan 2007'den Temmuz 2008'e kadar süren iki yıla yakın bir zaman diliminde Türkiye'nin ciddi bir siyasi krizle boğuşmasıyla sonuçlandı. Söz konusu krizin aşıldığı da henüz söylenemez. AKP kapatılmadı, ama Anayasa Mahkemesi'nin 11 üyesinden 10 üyesi AKP'nin "laikliğe karşı faaliyetlerin odağı" olduğuna hükmetti.

Tabii ki bir kez aday olmasından ve muhtıralara hedef olmasından sonra Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesini destekledim. TBMM'nin tercihini elbette saygıyla karşıladım. Ancak, şunu itiraf edeyim ki, Gül'ün cumhurbaşkanı olarak takdirimi kazanan ilk davranışı, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın davetini kabul ederek, Türkiye-Ermenistan Dünya Kupası maçını izlemek üzere Erivan'a gitmesi ve böylelikle Türkiye ile Ermenistan ilişkilerinin normalleştirilmesi yönünde adım atma dirayetini göstermiş olması. Kuşku yok ki, bu karar Gül'ün tek başına aldığı bir karar değil, Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu girişimi bağlamında AKP hükümetinin bir kararı. Yine de Sayın Cumhurbaşkanı'nı liderlik gösterdiği ve bu tarihi ziyareti gerçekleştirdiği için yürekten kutluyorum. Ermenistan Başkanı Sarkisyan'ı da bu daveti yaptığı için kutluyorum. Her iki lider de, tarihi husumetlere, muhaliflerinin şiddetli itirazlarına bakmaksızın, zamanı gelmiş bir adımı atmakta tereddüt etmediler. Liderlik budur.

Yıllardır Ermenistan ile sorunların aşılmasında diplomasiye öncelik verilmesini, diplomatik ilişki kurulup sınırların açılmasını savunuyorum. Bugünkü uluslararası ortam da buna elverişli. Sarkisyan, bugüne kadar herhangi bir Ermeni yetkilisinin Türkiye üzerinde toprak talebinde bulunmadığını belirtiyor. 1915-16'da Osmanlı Ermenilerinin başına gelen büyük felaketin "soykırım" olarak tanınması yönünde bir talebi yok. İki ülke arasında diplomatik ilişki kurulması halinde, Ankara'nın önerisini kabul edebileceklerini, konunun bir tarihçiler komisyonuna havale edilebileceğini, dolaylı olarak Batı parlamentolarından "Ermeni soykırımını tanıma" kararları çıkarma politikasına son vereceklerini ima ediyor. Eğer iki ülke arasındaki ilişkiler normalleşirse 1915-16'da yaşanan acı olaylardan düşmanlık üretmeye çalışanların çabaları başarısızlığa mahkum olacaktır.

Ankara ile Erivan arasında diplomatik ilişkinin kurulması, iki ülke arasındaki sınırların açılması, her iki tarafa da hem ekonomik, hem stratejik açıdan büyük yararlar sağlayacak. Ermenistan'ın bugünkü izolasyonunun adım adım kırılarak, Rusya ve İran'la yakın ilişkilere mahkum bir konumdan kurtarılması, Hazar Denizi ve Orta Asya enerji kaynaklarına ve pazarlarına Ermenistan üzerinden de ulaşım sağlanması mümkün hale gelecek.

Erivan'la ilişkilerin normalleşmesi, Ankara'ya tıpkı Suriye ile İsrail, Afganistan ile Pakistan, İsrail ile Filistin, İran ile ABD arasında olduğu gibi Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki sorunların aşılmasında kolaylaştırıcı rolü oynamasına da imkan verecek. Bakü ile Erivan aralarındaki sorunları konuşurken, Ankara ile Erivan'ın konuşmamasında nasıl bir mantık olabilir?

Bütün bu unsurlar dikkate alındığında, "Erivan'a değil Bakü'ye maça giderim... Bari gitmişken 'Soykırım Anıtı'na da çelenk koysun..." şeklinde konuşan CHP lideri Deniz Baykal ile Gül'ün Erivan'a gitmesini "gaflet ve Türkiye'nin onuruna yara" olarak niteleyen MHP lideri Devlet Bahçeli'nin tavırları, kamuoyu yoklamalarına göre neden muhalefet partileri oy kaybederken, AKP'nin oyu yükseliyor sorusuna da bir nebze ışık tutmuyor mu?

Şahin ALPAY
09 Eylül 2008, Salı/Zaman
Nurettin Önalan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla