| |
08-14-2007, 08:02 PM
|
#11 | | Süper Moderator
Üyelik tarihi: Dec 2006 Nerden: bursa Yaş: 24
Mesajlar: 2.687
Tecrübe Puanı: 5  | O Zaman Sİzlerden De Buraya BİŞeyler Yazmanizi Beklİyorum. Şİİr, Makale ,hİkaye , Resİm Vs... PaylaŞirsaniz Sevİnİrİm. |
| |
08-14-2007, 11:53 PM
|
#12 | | Moderatör
Üyelik tarihi: Aug 2007 Nerden: bursa Yaş: 22
Mesajlar: 171
Tecrübe Puanı: 2  | veda hüzmesi
Davulcular tutuldu, zurnacılar çaldırıldı. Eş dost herkes çağırılmıştı bu güzel güne. Görkemli bir konvoyla şehir turu yapıldı, ardından Yusuf erkekliğe ilk adımını attı. Sünnet olmuştu. Hakan Kaptan' ın yaşamındaki en nadide günüydü. Oğlu büyüyordu, Yusuf' u bir gonca gibi gün ve gün açıyordu..
" Baba çok sevdim " diyerek başladı söze Yusuf. Hakan Kaptan anlamıştı durumu. Gözünden sakındığı oğlu büyümüşte bir de kıza sevdalanmıştı. " Senin canın sağolsun yiğidim " dedi. Akşama en güzel giysilerini giydiler, Yusuf' a kız istediler.. Sözlendiği gece çıktı şahin tepesine, Yusuf. Haykırdı sevdasını, dağlara taşlara ve herşey sevdanın şahidi yıldızlara..
- Babam hakkını helal et..
Yüreği dağlandı Hakan Kaptan' ın. Kalbide hafiften sekletedi. Bu kadar zor muydu yiğidinden ayrılmak. Yusuf' una sımsıkı sarıldı. Ne kadar mücadele ettiysede dayanamadı, iki damla yaş damladı gözlerinden. " En büyük asker bizim asker " nidaları arasında bindirdiler Yusuf' u otobüse. Bir garip mekana yolcu ettiler biriciklerini..
Evde tam bir şenlik havası hakimdi. Yusuf' tan mektup gelmişti. Mektup, Yusuf' un askerde edindiği arkadaşlarından, ot yolmaktan ellerinin nasırlaştığından, babasının şefkat dolu kollarını çok özlediğinden ve paraya ihtiyacından bahsediyordu. Son satırlarda da usta birliğini Silopi' de yapacağını yazmıştı oğulları. Gözleri dolu dolu defalarca okudular, defalarca kokladılar. Kıyamadıklarının kokusu vardı bu hiç birşeye değişilmez kağıt parçasında. Arada bir gidip gelen kalbini doktor Kazım' a göstermek yerine, son parasını oğluna yolladı Hakan Kaptan. O mutlu olmazsa ne önemi vardı zaten yaşamasının..
Hasretin duvarlara yazıldığı günlerden biriydi. Üzerinde Yusuf' un kamuflajıyla çekindiği resim duran televizyon verdi, verilmemesi gereken haberi. " Yusuf Şimşek PKK ile girilen çatışmada, canını vatana bağışlamış, şehitlik mertebesine ulaşmıştı " Saatler durdu. Hakan Kaptan oturduğu koltuktan kalkamamıştı. Tarifi hiç bir kitapta bulunmayan bir hançer saplandı yüreğine. 22 senedir üzerine titrediği yiğidi nasıl artık yok olabilirdi ? Yusuf' unun son telefon görüşmesinde titreyerek "Şafak 55 baba" demesi artık hiç birşey ifade etmiyor muydu ? Koltuktan kendini yere bıraktı. " Allah' ım neden, neden.. " diye bağırarak haykırırken durdu rüzgarlar. Artık sonbahar bile bir başka hüzünlüydü..
Yağmurların topraklara nefes verdiği hafta geldi Yusuf' un cenazesi. Yüzünde sadece şehitlere ait gülümsemesiyle yatırdılar teneşire. Kanlarını sildiler, dört kahpe kurşunu çıkardılar göğsünden. Öyle sıcak, öyle canlıydı ki, sanki ayağa kalkıp sizleri çok özledim diye sarılacak gibi yatıyordu, dönmeyecek yolcuların misafirhanesinde.. Bembeyaz kefene koydular, ay yıldızlı bir bayrağa sarılı tabuta yerleştirip mezarlığın yolunu tuttular. Dualar okundu, gözyaşları sel oldu. Yiğit Yusuf' u, Şehit Yusuf' u, Hakan Kaptan' ın taze mezarının yanı başına gömdüler.. Yusuf kahrolası bir teröre, Hakan Kaptan kalbine yenik düşmüş, vatan uğruna Şimşek ailesinden iki can gitmişti. Her ikisinin mezarındada en güzel çiçekler açtı, hasretle yanan iki yürek, baba ve oğul çoktan şehitler köprüsünde buluşmuşlardı.. |
| |
08-15-2007, 02:05 AM
|
#13 | | Kıdemli Üye
Üyelik tarihi: Aug 2007 Nerden: Kağızman - Çorum Yaş: 26
Mesajlar: 796
Tecrübe Puanı: 2  | tşkler gülhayat
bir şiir de benden
KOMANDO OLMAK ONURUMDUR
Olur ya, bir çatışmada ölürsem,
Arkamdan yas tutmayın.
Bırakın toprağımda rahat içinde yatayım.
Bedenimden komandomu çıkarmayın,
Onlar benim onurumdur,
Ölünce kefenim olacak...
Başımdan mavi beremi çıkarmayın,
O benim şanım,şerefim olacak...
Ayağımdan botlarımı çıkarmayın,
Onlar nice yollar aşacak,
Şehit olursam Sırat köprüsünden geçecek...
Elimden tüfeğimi almayın,
O benim mezarıma sembol olacak...
Yaramın kanını silmeyin,
Ahirette hesabı sorulacak...
Göğsümden kör kurşunu çıkarmayın,
O benim madalyam olacak...
* Bu şiir, Hakkari - Çukurca - Üzümlü Jandarma Sınır Karakolu'nda görevliyken 12 Aralık 1993 günü saat 21.00 sıralarında bölücü eşkiya ile yapılan silahlı çatışmada kahramanca çarpışarak şehit düşen Mustafa oğlu, Sakarya 1972 doğumlu Jandarma Komando Onbaşı Zekeriya Gülyaman'ın (1972/4) şahsi eşyaları içerisinden çıkmıştır. |
| |
08-15-2007, 12:56 PM
|
#14 | | Süper Moderator
Üyelik tarihi: Dec 2006 Nerden: bursa Yaş: 24
Mesajlar: 2.687
Tecrübe Puanı: 5  | ArkadaŞlar Çok SaĞolun.yÜreĞİnİze SaĞlik . |
| |
08-15-2007, 03:15 PM
|
#15 | | Kıdemli Üye
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 466
Tecrübe Puanı: 2  | bu da bizden olsun |
| |
08-16-2007, 01:54 AM
|
#16 | | Moderatör
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 928
Tecrübe Puanı: 3  | ilginize tesekkurler gulhayat hanım benimde askere giderken otobuste yanyana oturdugum arkadasım sehit oldu Allah cumlesine rahmet etsin |
| |
08-16-2007, 03:01 PM
|
#17 | | Süper Moderator
Üyelik tarihi: Dec 2006 Nerden: bursa Yaş: 24
Mesajlar: 2.687
Tecrübe Puanı: 5  | çok üzüldüm Selçuk Arkadaşin Gibi Nice Canlar Gidiyo. Hepimizin Başi Sağolsun.
Vatan Sağolsun............. |
| |
08-25-2007, 12:15 AM
|
#18 | | Kıdemli Üye
Üyelik tarihi: Dec 2006 Nerden: bursa Yaş: 22
Mesajlar: 355
Tecrübe Puanı: 3  | Ağlama ANAM dönerim birgün
Rüyamda gördüm anne kucağı
Uyandım baktım asker ocağı
Felek vurdu kalbimde bıçağı
Ağlama anam dönerim bir gün
Ben asker oldum olalı 378 günüm doldu
Mısralarımı yazarken gözlerim doldu
Söyleyin anama ağlamasın
Yıkasın gömnleğimi dolabıma assın
Beni hatırladıkça resmime baksın
Ağlama anam dönerim birgün
Diyarbakır’ın içinde bir küçük çarşı
Hasretim artıyor anama karşı
Babama kardeşime sevgilime karşı
Ağlama anam dönerim birgün |
| |
08-25-2007, 01:34 AM
|
#19 | | Süper Moderator
Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: İzmir/Karşıyaka Yaş: 39
Mesajlar: 1.539
Tecrübe Puanı: 3  | Ağlarsa anam ağla,gerisi yalan ağlar demişler.Büyük oranda doğrudur.Hatırlıyorum çocukluğumda hasta olduğum zamanlarda annemin başımda şevkatle dolanışını.Gece yarıları yatağımı kontrol edip sağımı solumu örtmeleri...Kalk hele kalk
şu sıcak sütü veya şu sıcak şerbeti bir iç demeleri...
Meryem hanım bizlerde anadan uzaklardayız.Çok ısrarıma rağmen İzmire gelip kalmıyorlar.Yetmiş yaşlarına gelmişler.Yanım
da olsalarda isteklerini sorsam,sonrada yerine getirsem.Gelip bazenleri boynuna sarılsam.
Bizlerde ana hasreti çekiyoruz.Bu şiirin bizler içinde olsun.İnşaallah anacığım uygun zemin oluşur,bir araya geliriz...
Teşekkürler,başarılı çalışmalar.
25.O8.2007
Saat:00.34 |
| |
08-25-2007, 02:56 PM
|
#20 | | Kıdemli Üye
Üyelik tarihi: Aug 2007 Nerden: Kağızman - Çorum Yaş: 26
Mesajlar: 796
Tecrübe Puanı: 2  | DUR YOLCU
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak,bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğün bu tümsek, Anadolu'nda
İstiklal uğruna, namus yolunda,
Can veren Mehmet'in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele
Son vatan parçası geçerken ele
Mehmet'in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.
Düşün ki haşrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek amansız çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir
Necmettin HALİL ONAN |
| | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| You may not post new threads You may not post replies You may not post attachments You may not edit your posts HTML KodlarıKapalı | | | Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:40 AM . | |