| Cevap: Bursa'dan görüntüler 2008 Bursada Zaman Sacit bey,Bursa’ya hiç gitmedim.Bir insanın gitmeyipte dostlarının bunca çok olduğu kentlerin olması sadece bana özgü bir durum mu?İnanın onu da bilmiyorum.Bursa’nın güzel bir kent olduğu muhakkak.Fakat Ahmet Hamdi Tanpınar’ın,Beş Şehir adlı kitabında Bursa’yı okuyunca yazarın zihnime çizdiği o eski Bursa’nın bozulmamasına da sanki içten içe inanıyorum.
Gönderdiğin fotoğraflar için eline sağlık diyorum.Fotoğraflarınızı edebi açıdan desteklemek için Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bahsettiğim kitabından kısa bir paragraf ile, yine onun meşhur Bursada Zaman şiirini sizlerle paylaşmak istiyorum. “Şimdiye kadar gördüğüm şehirler içinde Bursa kadar muayyen bir devrin malı olan bir başkasını hatırlamıyorum.Fetihten 1453 senesine kadar geçen 130 sene,sade baştan başa ve iliklerine kadar bir Türk şehri olmasına yetmemiş,aynı zamanda onun manevi çehresini gelecek zaman için hiç değişmeyecek şekilde tesbit etmiştir.Uğradığı değişiklikler,felaketler ve ihmaller,kaydettiği ileri ve mesut merhaleler ne olursa olsun o,hep bu iki kuruluş çağının havasını saklar,onun arasında bizimle konuşur,onun şiirini teneffüs eder.Bu devir haddizatında bir mucize,bir kahramanlık ve ruhaniyet devri olduğu için,Bursa,Türk ruhunun en halis ölçülerine kendiliğinden sahiptir,denebilir.Bu hakikati gayet iyi gören ve anlayan Evliye Çelebi,Bursa’dan bahsederken “ ruhaniyetli bir şehirdir” der.
Beli ki Evliya Çelebi bu şehri sadece görmekle kalmamış,onun hakiki benliğini kavramıştır;zaten Bursa için yazdıklarında yer yer bir aşk neşidesinin coşkunluğu hissedilir.
Buluşlarında hemen hiç yanılmayan sadrazam Keçeci Fuad Paşa ise “ Osmanlı tarihinin dibecesi “ diyerek bu mazi damgasını başka şekilde belirtir.
Bursa’ya birkaç defa gittim ve her defasında kendimi daha ilk adımda bir efsaneye çok benzeyen bu tarihin içinde buldum,zaman mefhumunu âdeta kaybettim ve daima,bu şehre ilk defa giren ve onu yeni baştan bir Türk şehri olarak kuran dedelerimizin yaşayışlarındaki halis tarafa hayran oldum.Onlar zaferin kendilerine ilk gülüşü saydıkları bu şehri o kadar sevmişler,o kadar candan kucaklamışlar ki,hâlâ taşı,toprağı bu yükseltici ve şekil verici ihtirasın nurdan izleriyle doludur.Bu şehirde muayyen bir çağa ait olmak keyfiyeti o kadar kuvvetlidir ki insan “ Bursa’da ikinci bir zaman daha vardır.”diye düşünebilir.” (Ahmet Hamdi Tanpınar,Beş Şehir, dergah yayınları,Kasım 2004,ss.93 ) BURSADA ZAMAN
Bursa'da eski bir cami avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
İçinden gülüyor bana derinden.
Yüzlerce çeşmenin serinliğinden
Ovanın yeşili göğün mavisi
Ve mimarilerin en ilahisi.
Bir zafer müjdesi burda her isim:
Sanki tek bir anda gün, saat, mevsim
Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın
Hala bu taşlarda gülen rüyanın
Güvercin bakışlı sessizlik bile
Çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle.
Gümüşlü bir fecrin zafer aynası,
Muradiye, sabrın acı meyvası,
Ömrünün timsali beyaz Nilüfer,
Türbeler, camileri eski bahçeler,
Şanlı hikayesi binlerce erin
Sesi nabzım olmuş hengamelerin
Nakleder yadını gelen geçene.
Bu hayalde uyur Bursa her gece,
Her şafak onunla uyanır, güler
Gümüş aydınlıkta serviler, güller
Serin hülyasıyla çeşmelerinin.
Başındayım sanki bir mucizenin,
Su sesi ve kanat şakırtısından
Billur bir avize Bursa'da zaman,
Yeşil Türbesini gezdik dün akşam,
Duyduk Bir musikî gibi zamandan
Çinilere sinmiş Kur'an sesini.
Fetih günlerinin saf neşesini
Aydınlanmış buldum tebessümünle.
İsterdim bu eski yerde seninle
Başbaşa uyumak son uykumuzu,
Bu hayal içinde... ve ufkumuzu
Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk,
Havayı dolduran uhrevi ahenk.
Bir ilah uykusu olur elbette
Ölüm bu tılsımlı ebediyette
Belki de rüyası büyük cetlerin,
Beyaz bahçesinde su seslerinin. AHMET HAMDİ TANPINAR |