| ![]() | Gelişmiş Arama |
| | #1 |
| Süper Moderator Üyelik tarihi: Dec 2006 Bulunduğu yer: İzmir Mesajlar: 2.357 ![]() | Yol Üzeri Birkaç Söz Yol Üzeri Birkaç Söz Bilemiyorum,tırpanım hâlâ kerende asılı beni bekliyor mu? Traktörün,biçerdöverin icadı Kağızman’ın gandallı, gundallı, dereli, tepeli, inişli, çıkışlı zor arazisine söz dinletebiliyor mu? Hadi diyelim ki paslı maslı ama sonuçta bir tırpan var ortada.Peki bu tırpanları asacak keranlar ( sözlükte ‘keren’ diye geçer. Yapılarda kullanılan büyük ağaç. 2. Ağaç kiriş. ) kaldı mı acaba? Aha şurada üç gün kaldı.Eğer eski çamlar kavak olmamışsa,bizim keranlara da bir şey olmamıştır herhalde.Zaten keranın varlığı yokluğu da beni pek fazla ilgilendirmiyor.Ama tırpanımın çürüyüp küçülse dahi masat sürülecek kadar ağzının kalması beni ciddiden de ilgilendiriyor. Evet bel fıtığıyla muzdarip olduğumu biliyorlar. Ama beni on yıldır asılı bekleyen bir tırpanın yanında hasta gibi durmakta en azından gururuma dokunur.Hiç olmasa eve en yakın çayıra gidip şu tırpanın ağzını şöyle bir hayra açmak gerekiyor. ‘Ben ölmedim,buradayım!’ edasıyla bir iki sallanmak ve daha lasın uzunluğu boyumu geçmeden hamlığı bahane ederek zevahiri kurtarmak şimdilik sizlerle paylaşacağım sinsi planlarımdan biri olsun.Eğer birileri bu planımı babama sızdırırsa güme gittiğim gündür… Boşuna ‘Dere’ demiyorlar Kağızman’a.Gocunacak bir şeyimiz de yok.Çünkü dere mahallemiz bile var.Hem sadece ‘Dere’, hem de Şahindere.Bu dereler uzaktan, mesela Selim’den, Sarıkamış’tan veya Kars merkezden çok şiirin görünürler de, siz bir de gelin o derelerin içini biçenlere sorun…Dedemler Yalnızçam’da yaşadıkları için bilirim.Selim’in köylerinde kazların dahi çobanı varken,Camuşlu’da koyunlar için çoban bulunamıyordu.Neden? Ah şimdi şurada bir çoban araya girse de yazsa nedenleri.Camuşlu’da futbol oynamak için düz arazi bulamıyorduk.Artık ötesini siz düşünün.Yalnız sadece dağın,taşın,engebelerin zorluğundan dolayı kimsenin çoban olmadığını düşünürseniz bence çobanlara haksızlık etmiş olursunuz.Kağnı arabasını ikide bir devirdiğimizde babam kızar: “ Ola baba sanki bizden eyleri deppo (beş taş oyunu) oynamışlar.Araba mı dayanır itoğlitin yerine.” diyerek o hengamenin içinde güldürürdü bizi.Şimdi düşünün bir kez.Selimin o dümdüz, bir çivi çakmak için taş bulamadığınız tarlalarında mı daha güvende olur koyunlar, yoksa Camuşlu’nun taştan kaleler mekanı arazisinde mi? Selimli çoban beklide bir yılda tek bir koyunu bile kaptırmaz kurda.Ya Camuşlulu çoban?Her şeyin çobanı olunca tabi ki Selimli çocuklara da yazın top oynamak kalıyordu.Ah açtırmayın yaramı… Kişi kendinden bilir başkasını,denilir ya.Şimdi ben temmuz ve ağustos aylarının köylüler için, hele el emeğinin yoğun olduğu Kağızman’ın dere köyleri için ne anlama geldiğini çok iyi bilirim.Karıncalarla yarışıldığını, zamanın unutulup sadece günün uzunluğunun önem kazandığını, işlerin modern bir planlama yapılmış gibi kendiliğinden peş peşe dizildiğini bilirim,hem de iyi bilirim.Biçersiniz, döner toplarsınız,taşırsınız.Derken harman , patos ve ne kadar temizlenirseniz temizlenin bir yıl boyunca mutlaka bir yerinizden peydahlanan saman çöpleri…İşte bu ortamda eğer gerçekten yatağa bağlı ağır bir hasta değilseniz, hiçbir mazeret sizi iş görebilir bir ırgat olmaktan kurtaramaz.Diğer ailelerde de durum böyle mi bilemiyorum.Ama bizim Yılmaz ailesinde temmuz ve ağustos aylarında çalışmamanın hiçbir haklı gerekçesi olamaz.Diyelim ki siz çok ağır işlerde çalışan bir işçisiniz.Ya da yine ağır işte çalışan ve emekliliği yaklaşmış yorgun bir memursunuz.Bizim ailede bunların hiç mi hiç hafifletici bir değeri yoktur.Mantık şudur : Hiçbir iş rençperlikten daha zor olamaz.Şehirdeki ne kadar çalışmış olursa olsun, sonuçta şehirdedir ve dinçtir…Onun için, yaşlı baba işe giderken evde ‘pintiler’ gibi oturmak ayıptır, rezilliktir… İşte bu ahval ve şerait içinde ve bel fıtığından kurtulmak için memlekete gidiş biletini geriye dönüşü olmayacak bir şekilde garantilemiş durumdayım.Üzerimde on yıldır gitmemenin alınganlığı var.Mesela eskiden babama gideceğimi söylediğim zaman ikide bir arar sorardı.Şimdi gideceğimi biliyor ama hiç arayıp sormadı.Alınganlığım da şundan : Hani belim ağrıyor ya, ‘işimize yaramaz mı’ diye düşünmeye mi başladılar acaba? Varsın öyle olsun. Onlar benim önce tırpanımla hesaplaşacağımı tahmin bile edemiyorlar.Doktoruma tırpan biçmeyi bilip bilmediğni sordum.Kendisi yapmamış ama görmüş o işi.Peki dedim ben bu yazın o işi yapmayı düşünüyorum ne dersin? Denersin ama yapamazsın dedi.Neden deyince,çünkü dedi yatağa düşersin de ondan.İşte bu beni çok korkuttu.On yıldır gidemediğim, taşını toprağını, Kütahyalı çobanın dediği gibi sırtımı dayayıp kaşındığım kayasını özlediğim memleketimde,hem de temmuz ayında yatakta olmak büyük bir talihsizlik olur benim için.Ama o toprağın, o havanın ve suyun beni tanıyacağına inanıyorum.Bir de şu var ki dere insanı yedi canlıdır derler bizler için.Dillerine sağlık.Belki de Selimliler demiştir! Değerli hemşerilerim, neye mal olursa olsun bir paslı tırpana karşı rezil etmem kendimi…Hiçbir çayır, hiçbir tarla evet iddialı konuşuyorum hava atamaz bana.Tandır ekmeğini yoğurda bandırdığım gün şifresini girmiş gibi tanıyacaktır beni toprağım.Rençperlik falan filan, bakmayın siz çok laf ettiğime.Bilirsiniz birer şakadır bunlar.Ben aslında o toprağın bunca yıl sonra bizleri unutmamış olduğuna yaşarken inanmak istiyorum.Çünkü öldüğümüzde bunu görme şansımız yok.Ama bir yerimizden tanır o toprak bizi.Tanır bir yerimizden.Bizden önce giden annelerimizden daha iyi kim bilir ki bizim şifremizi? Toprak nankörlük etmez,inanıyorum buna. Değerli hemşerilerim, dostlarım.Ağustosun sonunda yine buluşacağız.Hiç Kağızman’dan hayata kırık not verilir mi? Belki de bu yüzden yazamayacağım…Ama söz veriyorum sizi hüzünlendirmek için değil, coşkulu kılmak ve hep genç tutmak için yazacağım dönüşümde. Selamlar,sevgiler. Vahdettin Yılmaz
__________________ "bazı ölüler bize ne kadar yakındır ve bazı yaşayanlar bizim için ne kadar ölü..." Konu Vahdettin Yılmaz tarafından (06-30-2009 Saat 12:20 AM ) değiştirilmiştir. |
|
| Sponsored Links |
| | #2 |
| Admin Üyelik tarihi: Nov 2006 Mesajlar: 3.369 ![]() | Cevap: Yol Üzeri Birkaç Söz Kağızman’a gitmeden İzmir’de yakaladım.Paslı ’lı dan daha iyi tırpan çekeceğine inanıyorum.Sendeki o inanç ve yılların özlemi ile tırpanla yeniden haşır neşir olacağını biliyorum.Ama bari kendini zorlama .Sana Kağızman da iyi gezmeler kendi dünyanda tabiatla başbaşa kalarak şiirlerinde tırpan biçmeni diliyorum. Sağlıklı git sağlıklı gel uğurlar olsun.......... Kağızman’a Köyüne ve tüm yöre halkına bolca selamlar.......... |
|
| | #3 |
| Süper Moderator Üyelik tarihi: Dec 2006 Bulunduğu yer: İzmir Mesajlar: 2.357 ![]() | Cevap: Yol Üzeri Birkaç Söz Terşekkür ediyorum Sacit Ağabey. Lütfen ben dönene kadar önce kendinize ve sonra sitemize iyi bakınız. Selamlar,saygılar.
__________________ "bazı ölüler bize ne kadar yakındır ve bazı yaşayanlar bizim için ne kadar ölü..." |
|
| | #4 |
| Süper Moderator Üyelik tarihi: Jul 2007 Bulunduğu yer: Çiğli/İzmirYaş: 40 Mesajlar: 1.873 ![]() | Cevap: Yol Üzeri Birkaç Söz Söz Camuşlu'dan Açılmışken Vahdettin abi yolun açık olsun.Bizdende selam gö tür.Memleket dedinde,her yerinin ayrı bir hatırası var.İnsanlarının,yaşam tarzı nın,yazının,kışının,ilkbaharının,sonbaharının.Yaşa dığımız tatlılıkların olduğu kadar çektiğimiz acıların hatırası var.Aladağların,Çingene Yurtları'nın,Ko norun,Sato un,Dana Gölü'nün... Zoğ gölde ve taşlı gölde yüzdük.Derede,çaykarada,dağın derede suların önüne set yapıp yüzerdik.Satonun başından taş yuvarlardık.Boyunduruk süzdürmesi ni,güvercin taklasını,birdirbiri,ölü taşını en iyi oynadığımız yer dağın çayırları idi.Hele çocukluk zamanlarımızın öküz döğüştürmesi yok mu?Bunun en güzel arenasıda dağın çayırlar idi.Çayırlarda güreş tutar,koşu yapardık.İtti bittiyide en güzel oynadığımız yer Kıssırın Yatağı'nın olduğu yerdi.Saklanacak yer çoktu. Ya lilgitlere ne diyeyim.İçerisine girdiğimiz zaman Afrika'nın balta girmemiş or manlarında yaşanacak duygulara benzer duygular yaşıyorduk...Daha neler,ne ler.Hepsine bizden selam götür. Nurettin Önalan 30.06.2009-Salı Konu Nurettin Önalan tarafından (06-30-2009 Saat 12:58 PM ) değiştirilmiştir. |
|
| | #5 |
| Süper Moderator Üyelik tarihi: Dec 2006 Bulunduğu yer: BursaYaş: 25 Mesajlar: 3.051 ![]() | Cevap: Yol Üzeri Birkaç Söz Vahdettin öğretmenim tırpanı elinize aldığınız vakit resim çektirmeyi de unutmayın en azından ispatınız olur. Ama ben yürekten inanıyorum çayır biçebileceğinize yalnız 5 dk yeter size daha yapacağınız çok iş var hepsini orda harcamayın. Tırpanın da hevesi kursağında kalsın, birdaha ki seneye de beklesin sizi keran da... He unutmadan 17 Temmuz Cuma akşamı ben, babam ve kuzenim yola çıkıyoruz. Belki orada görüşme imkanımız olur. Kars'a giderim Kars'a ..... Kağızmandan ısmarladılar, ben gidiyorum ![]()
__________________ Alın bu KASAPOĞLU'ndan nasihatın bendini,İnsan oğlu çiğ süt emmiş bilmek olmaz fendini,Her kime eylik edersen ondan sakın kendini,Çünkü işler fitne olmuş doğru insan bin de bir... |
|
| | #6 |
| Kıdemli Üye Üyelik tarihi: Oct 2008 Bulunduğu yer: muğla..fethiye Mesajlar: 215 ![]() | Cevap: Yol Üzeri Birkaç Söz Sevgili teyze oğlu...... Senin gideceğini sanki KARSIN dağı taşı önceden algılamış.Dün ASİM abim aradı,çamın altında kuzu otlatıyormuş.Öğle bir heyecanla anlatıyordu ki VAHDETTİN geliyor diyordu.Demekki özleyenler birtek bizler değilmişiz.İnan ki onlarda çok özlemişler.İnan ki tırpanla masatta,örs ve çekiçte bizleri özlemiş.Gediğe çıktığında,ellerini açıpta senin yolunu gözleyen camuşluyu göreceksindir.Köyün içine hafif hafif süzülürken belkide köyden çıkarken annesinin karnında olan bebekler,şimdi köyün en delikanlısı olmuşlardır.Rasim amcamı daha ihtiyar ,babamla osman amcamı yaşlı bir çınar olarak bulacaksındır.Herkese selamlar güle güle sevgili kuzenim güle güle.... 01 temmuz 2009 ÇARŞAMBA ENGİN YILMAZ Konu engin yılmaz tarafından (07-01-2009 Saat 02:24 PM ) değiştirilmiştir. |
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |