| |
07-06-2007, 05:46 AM
|
#1 | | Süper Moderator
Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: İzmir/Karşıyaka Yaş: 39
Mesajlar: 1.487
Tecrübe Puanı: 3  | İnsan ve İnsanlık İnsan'ın İç Derinliği
Necip Fazıl bir dizesinde;
Boşuna aramışım yoktur tabiatta,
İçimdeki kadar iniş ve çıkış.
Diyerek insanın iç derinliyini anlatmaya çalışmakta.Başka bir dizesindede;
Tam otuz üç yıl saatim işlemiş,ben durmuşum,
Gök yüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.
Diyerek insan olmanın erdemi,insaniliklerden gafil kalmanın yanlışlıklarına hayıflanmaktadır.Koca Yunus ta;bir ben vardır bende benden içeri derken ve başka şiirlerinde insanın bu yönünü anlatmaktadır.
İbrahim Hakkı;
Hiç kimseye hor bakma,
İncitip gönül yıkma,
Sen nefsine yan çıkma,
Mevla görelim neyler,
Neylerse güzel eyler.
Demekle ayrı bir insani incelik ve derinliğe dikkat çekmektedir.Örnekler çok,ben bu örnekler zaviyesinden durup şöyle bir hayatımıza,insanlara,insanlığa bakıyorumda,neleri nasıl kaybettiğimizin resmini görüyor ve diyorumki,vede inanıyorum en önemli eksiklerimizin başında bu geliyor.
Urfa'da görev yaparken birgün arabamla Siverek'e gitmiştim.Tabi tam usta şoför değildim.
Arabayı park ettiğim yerden çalıştırıp çıkarken hafif boşa gelip öne doğru kaçtı.Arabayı durdurup
indim,acaba öndeki arabaya çarptım mı diye.Çarpmamıştım.az kalmıştıki tampona değe.Beyefendi
Özür dilerim,bir zarar verdiysek hemen zararını telafi edelim dedim.Şöyle mağrur ve sonradan
görme bir ede ile;neyini ödeyeceksin onu satsan bunun tamponu etmez demişti.Araba belki braz
değerli olabilir,baktımki adam adam değil.Hani Mevlana'nın; çok elbise gördüm,içerisinde adam yok,dizesinde anlattığı türden birşey.
Geçen mahallede bir kaza olmuş.Baktım bir kalabalık.Bende oraya gittim.Kamyonla dolmuş
çarpmışlar.Can kaybı,yok.dolmuşun ön faarları kırılmış,tanponu biraz kırılmış.Millet orada,dolmuşçu
nun rengi kaçmış.Yukarıdan kamyoncunun trafından biri hışımla geldi.Öfkeyle,kim o.Gösterin,haka-
retler,küfürler.Mani olduk.Ayıp dedim,kimse zevk için kaza yapmaz.Adam korkudan bir hal olmuş,
beyefendi git teselli et.Mal insandan önemli değil,sonra polis çağrılır,medeni bir şekşlde anlaşılır deyip kavgayı önledik.
Şu anda hayatımız olumsuzluklarla dolu.Çok şey söylenebilir,ama bunlardan kurtulmanın en başta gelenlerinden biri,insanilik dediğimiz güzelliklere sarılmaktır.Samimiyet,merhamet,empeti
yapabilmek nezaket,tevazu,doğruluk,ilim,cesaret,dürüstlük...
İnsanlıktan,haktan,adaletten,barıştan,bütün güzelliklerden yana samimiyetle gidenlere
selam olsun.Gelin tanış olalm,işleri kolay kılalım...Sevgiler,saygılar Kağızman'lılar,Türkiye'min ve
dünyanın güzel insanlarına.
Konu Nurettin Önalan tarafından (07-07-2008 Saat 12:12 AM ) değiştirilmiştir..
|
| |
07-06-2007, 08:36 PM
|
#2 | | Kıdemli Üye
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 153
Tecrübe Puanı: 2  | güzel olmuş ellerine saglık bunu bizle paylaştıgın için çok tşk ederim |
| |
04-04-2008, 08:32 PM
|
#3 | | Süper Moderator
Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: İzmir/Karşıyaka Yaş: 39
Mesajlar: 1.487
Tecrübe Puanı: 3  | Cevap: İnsan ve İnsanlık İNSAN ÜZERİNE
İnsanoğlu tabitı itibarı ile meraklıdır,bulduklarını en iyisini bulup deneyinceye ve emin oluncaya kadarda tutucudur.İnsanoğlunun
arayışı yaşam boyu devam eder.Bazen yanlışlarada doğru diye sap
lanıp kaldığı olur.Bu kabullenmeler bazen akıllıca olduğu gibi bazen akıl dışıda olabiliyor.
İnsan oğlu bedenindeki ruh ile yaşamını sürdürür.Ruhun beden-
den ayrılması ilede ölüm olur.Ölü varlıklar çok izlemişimdir.Beden aynı beden,ama hiç bir organ işlev görmez.Demekki bu bedende bir şey varki bizim irademize bağlı değil diye düşünmüşümdür.O bize ve bütün canlı varlıklara haricen verilmiştir.
Demek beden ruhun ikamet etiği bir hane gibidir.Bu ruhunda bedende yaşayabilmesi için ve fiziki dünya ile ilişkilerni sürdü-
rebilmesi için ruha bazı kuvvetlet verilmiştir.Bu kuvvetler:
1-Akıl kuvveti.
2-Şehvet kuvveti.
3-Gadap kuvveti.
Bu kuvvetlere bağlı olarak insanda ihtiyaçlar ve ihtiyaçlara bağ
lı olarakta meyiller mevcuttur.Örneğin akıl kuvvetinin gereği olarak insanda merak,mukayese,düşünme eyilimleri vardır.Yeme,içme
uyuma,konuşma,cinsellik ise şehvet kuvvetiin gerekleridir.Tehli-
kelere karşı korunma,tepki ise gada kuvvetinin gereğidir.
İnsanın bu kuvvetlrine tabii ir sınır konulmamıştır.İnsan kendi cüzi iradesi ile güncel yaşamını ayaraması için serbest brakılmış
tır.Fakat davranışlarının sonuçlarından mesul tutulacağı semavi kitaplar ve peygamberler aracılığı ile insana açıklanmıştır.Dünya
nın imtihan dünyası olmasının sırrıda buradır.
Güncel davranışları nasıl ayarlayacak? Şehvet noktasında
hiç bir nimete ilgi duymamak tefrit hele haram dinlemeden ne pahasına olursa olsun bu eğilimini tatmin etmeye çalışmak ifrat sayılmıştır.Vasatı helale arzulu olup,harama bulaşmamak.Bunun adıda ifetli olmak.
Gadap noktasında çok korkak olmak tefrit sayılmıştır.Cesareti
ile zalimlik yapmak, tehevvür ifrat sayılmıştır.Vasatı ise şeca-
atli olmak.Yani yiğit olmak.Dini ve dünyevi hak, hukuku için gerekirse canını feda etmek.Meşru olmayan eylemlerden uzak durmak.
Akıl noktasında hiç bir şeye ilgi duymayacak drumda olmak gabavet sayılmış.Halbuki akıl sayesinde insan iyi-kötüyü,faydalı-
zararlıyı veböylcede hayatı dvam ettirmenin sebeplerini hazırlam-
mış olacak.Aklın ifratı ise aldatıcı bir zekaya,mantığa sahip olma halidir.Hani şeytani kafalılık derler ya öyle bir şey.Yani cerbeze,demogoji.Doğruyu yanlış,yanlışı doğru gösterme aldatıcılığı.Aklın vasatı hikmet tir.Yani gerçeği,hakı anladıktan sonra kabul,yanlışlardan-zararlılardan yüz çevirmek.
İnanç noktasıda Allah'ın fiillerini insanların fiillerine benzetmek tefrit,Allahı inkar ise ifrat sayılmıştır.Bununda vasatı tevhittir ki,eylemlerin başlangıcını cüzi iradeye,sonucunu
Allah'ın külli iadesine bırakmak inancıdır.
Şimdi aşırılık şöyle anlamlanır.Ruhi kuvetlerimizin gereği olan eylemlerde ifrat ve tefritler aşırılık,vasat ise normaldir.
Yani normal iffet,şecaat,hikmet,tevhide uygunolma halidir.Korkak-
lık,tehevvür(zalimlik),humut(isteksizlik),facirlik (helal-haram) önemsememek),ve inançsızlık ise aşırılıktır.
Fatiha suresinde Alla'hım bizi dosdoğru yola ilet duasının anlamıda budur.Yani bizi aşırılıklardan uzaklaşıp vasat,normal yola ulaşmada Ya Rabbi muvaffak eyle diye dua ediyruz.İnsanlık tarihinin izdıraplı sayfaları hep bu aşırılıklar içerisinde olan
insanların eseridir.
Allah'ım bizi aşırılıklardan koru,bütün potansiyelimizi normalde kullanmada bizleri muvaffak et.
04.04.2008-cuma |
| |
06-29-2008, 07:36 PM
|
#4 | | Süper Moderator
Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: İzmir/Karşıyaka Yaş: 39
Mesajlar: 1.487
Tecrübe Puanı: 3  | Cevap: İnsan ve İnsanlık Kavramlar Neyi Anlatıyor?
Arlanma;insanın yanlış bir eylemi sonucu vicdanen kendi kendini
sorgulayıp yargılamasıdır.
Aşk;kalpte güzelliklere karşı olan meyelanın şiddetli hali.Aşk iki çeşittir.Allah'a karşı olana hakiki aşk,varlıklardaki güzel-
liklere karşı olan aşka ise mecazi aşk denir.Mecazi aşk,hakiki aşka basamaktır.
Cihat:Ceht kökünden geliyor.İslami anlamda cihat;maddi manevi,
dünyevi uhrevi faydalı olan her işi yapma için sarfedilen çabala-
rın hepsi cihattır.Oruç tutmak cihat olduğu gibi,ilim öğrenmekte
cihattır.Durma göre eline silahını alıp vatanını korumak için yapılan savaşta cihattır.Haksızlığa,adaletsizliğe,ırkçılığa vb karşı uygun bir dille karşı çıkmakta cihattır.Yani cihat her türlü sosyal duyarlılığı içerir.
Ümmetçilik;İslami bir kavram.En çok adına bilgisizce,bazende kas
ten karalamalar yapılan bir kavram.Kurana göre yeryüzünde yaşayan
bütün insanlar birbirlerinin insan kardeşidir.Aynı zamanda Allah
insanları farklı renk ve dillerde yaratmıştır.(Rum suresi22.ayet)
Aynı zamanda insanlar kadın ve erkek iki cinsiyette yaratılmış,in
sana biyolojik yapı yanında manevi yapı (akıl,kalp,vicdan...)ve-
rilmiştir.İnsanların renk,cinsiyet,dil gibi asli özelliklerinden
dolayı dışlanmaları,horlanmaları,ayrımcılığa tabi tutulmaları Al-
lahın razı olmayacağı davranışlar olarak belirtilmiştir.Bu anlam-
da yeryüzünde yaşayan bütün insanlar kardeş kabul edilmiş.Bu in-
san kardeşliğidir.Bu insanların içerisinde hangi renk,hangi dil,
hangi cinsiyetten olursa olsun islam dinini kabul edenlerde aynı
zamanda birbirinin din kardeşi sayılmıştır.İnsan kendi aslınıda inkar etmeyecek.Buda haram sayılmış.Yani ben Türküm,aynı zamanda
bütün insanlarıda insan kardeşi olarak görüyorum desem bu ümmetçi
bir anlayış olur.
Her ırkın,her dilden insanın onurlu yaşama hakkına saygı duyul
malı vede güvenceye alınmalı.
İnanç boyutuna gelince,dinde zorlama yok ayeti kesin bir kuran
prensibidir.Herkes kendi inancına göre yaşar.Mütecavizler cezalan
dırılır.Bunuda ancak devlet yapar.Kişiler yapmaya kalkarsa karga-
şa ve kaos olur.Din, İslam bunada müsade etmez.
Bu kavramları açıklamaya çalışacağım.En azından kendi anladı-
ğım kadarını.Benimsediklerimizi,karşı olduklarımızı boş ucubeler-
le değil sağlam bilgilerle yapmamız gerektiğine inanıyorum.
Güzellikleri beraberce keşf etme dileklerimle...
29.06.2008-Pazar
Konu Nurettin Önalan tarafından (06-29-2008 Saat 07:39 PM ) değiştirilmiştir..
|
| |
06-30-2008, 03:51 PM
|
#5 | | Süper Moderator
Üyelik tarihi: Dec 2006 Nerden: bursa Yaş: 24
Mesajlar: 2.626
Tecrübe Puanı: 4  | Cevap: İnsan ve İnsanlık Nurettin Öğretmenim, yazılarınız ve güzel dilekleriniz için teşekkür ederiz.. |
| |
07-03-2008, 01:14 PM
|
#6 | | Süper Moderator
Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: İzmir/Karşıyaka Yaş: 39
Mesajlar: 1.487
Tecrübe Puanı: 3  | Cevap: İnsan ve İnsanlık İlginiz için teşekkürler Gülhayat Hanım.
03.07.2008-Perşembe |
| |
07-03-2008, 01:14 PM
|
#7 | | Süper Moderator
Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: İzmir/Karşıyaka Yaş: 39
Mesajlar: 1.487
Tecrübe Puanı: 3  | Cevap: İnsan ve İnsanlık Sılai Rahim
Dün halamın ziyaretine gittim.Yakın zaten Çiğli'de.Çiğli'de işlerim vardı.Bitirdim eve dönecektim ki,bir halamada uğrayayım dedim.Çok sevindi.Oturup sohbet ettik.Birşeyler içtik.Kalkayım dedim,hayır birşey yedirmeden asla bırakamam seni dedi.Enişte ve
çocuklar geldi.Kendi akrabalık alanı içerisinde hoş sohbetler,şa-
kalaşmalar...Şahsen böye ilişkilerden vicdani haz alıyorum.
Dinimizde bir farz vardır.Sılai rahim.Yani kişinin akrabaları ile ilgilenmesi,sevinç ve üzüntülerini paylaşması farzdır.Tabi
ölçüsüne ve adabına göre yapılmalı.Sılai rahmi kesmek haramdır.
Bu gibi ziyaretlerde sılai rahmin anlam ve önemini daha derinlik
leri ile anlamaya çalışır düşüncelere dalırım.
Bir evlek tarla için,ufacık bir menfaat için,veya basit bir inatla akrabalık haklarını yerle bir edenleri düşünürüm.Küskünle-
ri,selamı kesenleri.
Birde birçok mazeretler ortaya döküp, sılai rahim için zaman bulamama iddalarının yersizliği ve yanlışlığını düşünüyorum.Dar-
gınlığımız ve kırgınlığımız varsa bir yolunu bulup barış,dostluk
köprülerini kurmalıyız.Bu güzellikler insanın vicdanına hoş mel-
temlerin esmesine vesile oluyor.
Hem kandillerde böyle dostluklar tesis etme sebep ve zamanla-
rındandır.
Dostluk köprüleri kurulsun;kin,nefret,birbirine yan gözle bak-
ma,hor görme,acımasızlık,egoizim gibi insanı kirleten kirlerden
umumi bir temizlenme olsun.Yurdumuz ve dünyamız cennet misali bir hal alsın.
03.07.2008-Perşembe |
| |
07-05-2008, 07:56 PM
|
#8 | | Süper Moderator
Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: İzmir/Karşıyaka Yaş: 39
Mesajlar: 1.487
Tecrübe Puanı: 3  | Cevap: İnsan ve İnsanlık Saygı ve İnsani Gelişmişlik
İnsanlar ve toplumlar yaratılıştan gelen bir gereklilikten dolayı
birbirlerine muhtaçtırlar.Tek başımıza bu hayatı yaşamamız mümkün
değil.Herbir fert sosyal hayatın konumu itibarı ile bir parçası-
dır.Bu ilişki bir makinanın parçaları arasındaki ilişki gibidir.
Nasılki o bütünden bir parça eksil olursa bütün fonksiyonlarını
yerine getirmede sorunlarla karşılaşırsa sosyal hayatta böyledir.
O bütünde yer alan her parça önemli ve değerlidir.
Biz insanlar hayatı yaşarken ve bu hayatla ilgili bir düzenle-
me yaparken bütüne bakmalıyız.Kendimizi konumlandırırken bu bütün
içerisindeki yerimize bakmalıyız.Tüm ilişkileri kırmadan,dökmeden
insan olma,insan olmanın incelik ve hassasiyetleri ekseninde ele
almalıyız.Bu bizim aynı zamanda sosyal sorumluluğumuzdur.
Sosyal sorumluluğumuz gereği diğer insanlarla,kurumlarla çeşit
li ilişkilerimiz oluyor.Bu kaçınılmazdır.İnsanların ve kuurumla-
rın değerleri, kimlikleri vardır.İnsanlar ve kurumlarla ilişkile-
rimiz olumlu olduğu gibi,olumsuzda olabiliyor.Sorunlar yaşayabi-
liyoruz.Sorunları aşmada,ihtiyaçları gidermede çeşitli eylemler-
de bulunuyoruz.İşte burada elden bırakmayacağımız şey,saygıdır.
Saygı bizi empatiye,kaş yapayım derken göz çıkarma gibi insani toyluklara düşme,seviyesizlik gibi durumlardan muhafaza eder.İşle
rimizin sonucundada pişmanlıklar yaşamayız.Kırıcılıklara,kargaşa-
lara meydan vermemiş oluruz.Bu eksende yapacağımız çalışmalardan
orta yere olumluluklar çıkar.Nasılki bir suyun ortasına taş atar-
sın.Merkezdeki dalga dışa doğru giderek büyür.Dalga diğer dalgayı
hareketlendirir.Derken geniş bir alana yayılır.Saygı ve insanilik
eksenli iş yapmakta böyledir.O bir yerini buldumu açılırda,açılır
.Hayır hayır doğurur.Saygıdan yoksun hareketler ise tam aksi.Şer
şer doğurur.Giderek büyük hüsran ve felaketlere sebebiyet verir.
Tarihteki hayırlı ve şerli diye nitelediğimiz olay ve hareketlere
birde bu gözle bakalım.
Onun için insanız,insana saygı yakışır diyorum.İşlerimizin ve
fikirlerimizin mayasından saygıyı eksik etmeyelim.
05.07.2008-Cumartesi |
| |
07-12-2008, 04:44 PM
|
#9 | | Süper Moderator
Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: İzmir/Karşıyaka Yaş: 39
Mesajlar: 1.487
Tecrübe Puanı: 3  | Cevap: İnsan ve İnsanlık NORMAL VE ANORMAL Hani bir benzetme var.Ceketin ilk iliğini yanlış düğmelersen diğer iliklerde yanlış düğmelenir. Arka arkaya yanlış iliklemeler sonuçta yanlış bir görüntünün ortaya çıkmasını sağlar.İnsanla ilgili çözümlemelere bu bu zaviyeden bakmak lazım.
Başta yapmayacağımız yanlış şu.Her şeyi en iyi bilen onu yapandır.Nasıl ki her eşyayı en iyi onu yapan biliyor.Onun hakkında da temel referans olacak bilgileri yapan veriyor.Bundandır ki her eşyanın yanına bir kullanma kılavuzu konulur.O aracı veya o eşyayı kullanırken kılavuzdaki
Bilgileri anlamaya,kurguyu ona göre yapmaya çalışırız.Anlamazsak bir bileni çağırırız.Örneğin bir bilgisayar aldık.Bütün kurguyu ustasının koyduğu kurallara göre yaparız.Neden?Yapan bilir ve bilen konuşur.
Bu açıklamadan sonra insana gelirsek.Şöyle bir kendimizle yüzleşelim.Ken- dimizdeki muazzam düzene bakalım.Gözümüze,kulağımıza,kalbimize,ses telle- rimize...Sonra çevremize,tabiata,ta uzayın derinliklerine kadar düşünelim. Son- suz dediğimiz bir Kainat.Her şey birbiriyle irtibatlı.Amaçsız Hiçbir varlık,hareket yok.Her işte bir kast, irade karşımıza çıkıyor.Düşünün güneş bizi yakmamak için
veya dondurmamak için belirli mesafede duruyor.Üzerinde yaşadığımız yer bizlere lazım olacak her türlü imkanla donatılmış.Koca koca gezegenler sürekli hareket halindeler hiç kainatın düzeninde bir kaza olmuyor…
Şimdi mantığımızı konuşturalım.Bize lazım olan madenler yer kabuğunda bizi bekliyor.Demir,bakır,alüminyum,çinko,kömür…Peki bunlar magmada olsaydı bu kadar kolay istifade edebilecek miydik?Buğday birkaç ayda yetişiyor.On yılda yetişme özelliğinde olsaydı hayat nasıl olurda? Evcil hayvanlar o özellikte nasıl var olmuşlar?Koyunun uysallığı,koca öküz,manda,inek,deve,at gibi
Hayvanların insana hizmette bu kadar uysal özellikte olması birşey anlatıyor. Tabiattaki ince düzen bir şeyler anlatıyor.Dağlar,tepeler,okyanus,deniz ve göl- ler,nehirler,dereler,çaylar bir şeyler anlatıyor…
Kainatın sahipsiz olmadığını.Mutlak kuvvet,kudret,hikmet,rahmet…sahibi bir Sahibinin olduğunu bize ders veriyor.
Bu sahip, yarattığı düzenle ilgili ilk insandan itibaren bizlere talimatlar,bildiriler göndermekdedir.Bunları da açıklayan rehber kişiler(Peygamberler) göndermiş.Bu güne kadar gönderilen semavi kitap ve sahifelere bu mantıkla bakabiliriz.Adem (as) ilk Peygamber,Muhammet Mustafa(sav) son peygamber.
Buradan hareketle normal ve anormali anlamaya çalışacağım.
Fatiha suresinde,bizi dosdoğru yola ilet,sapmışların yoluna değil diğe dua ederiz.Burada anlatılan dosdoğru yol Yüce Allah tarafından temel referansaları belirlenen orta yol,bundan her türlü sapma ise aşırılık,yani anormallik diyebiliriz.Kuran ifadesi ile buradaki normal yolun adı sıratı müstakimdir.Sağlam yol.Allah'ın razı olacağı yol.Ötelerde kurtuluşa erdirecek yol.
Bütün duygularımızı anlamlandırmada,rotaya koymada uyulacak ölçü şu.Vasat normaldir.İfrat tefrit sapmadır,yani anormal.
İnsanın bütün eğilimlerinin sebebi sahip olduğu tabiatıdır(fıtrat).Tabiatı gereği,şehvet,gad-dap,akıl kuvvetleri vardır.Bu kuvvetlerinin gereği bir çok arzu ve istekler sahibidir.Bu istelkere tabiat itibarı ile bir sınır konulma mıştır. Cüzi iradesi ile normale sevk etmesi lazımdır.Nefis terbisi denen kavramda budur.Yani insanın bütün davranışlarında ifrat ve tefritten kaçınıp,vasat yola iradesini yönlendirmesi nefis terbiyesidir.
Birkaç örnek verirsek;şehvetin gereği olarak insan yer,içer,uyur,konuşur,cinsel arzular taşır.Şimdi bir insan yemem,içmem,konuşmam vb bir tutum içerisinde ise bu şehvet noktasında tefrittedir denilir.Tam tersi bu arzularını gidermek için meşru bir sınır tanımıyorsa,o kişi ifrattadır denir.Vasatı meşru olanları talep edip,meşru olanla yetinmek.
Gadap insandaki cesaret duygusudur.İnsanın maddi manevi hukukunu muhafa- za için verilmiştir.Bir insan korkaklığının derecesine göre tefrite girmiş olur.Ce- saretini zalim,zulüm çizgisinde kullanırsa bu sefer ifrat etmiş olur.Cesaretini meşru bir şekilde maddi manevi hukukunu koruma için kullanırsa bunun adı şe- caattir.Yani vasat olan şecaatli olmaktır.
Akılda da bu böyledir.İlgisizlik,hiçbir şeyi merak etmemek tefrittir.Demagoji yapmak,aldatıcı bir şekilde aklını kullanmak ifrattır.Vasat olanı,yani normali,doğ-ruya doğru olduğu için bağlanır.Yanlışlardan uzak durur.
İdeal insan iffetli,şecaatli,hikmet sahibi olan insandır.Şehvetin normali iffet ,gadabın normali şecaat,aklın normali hikmet.Bütün duygularımızı böyle bir ölçüye tabi tutabiliriz.Aşkı,nefreti,merakı, sabrı,merhameti…
Nefsini terbiye edip,vasat yola giren insanlar olgunlaşır,yani tekamül ederler.Hayatı fark ederek yaşarlar.Ötesi boş hayhuylarla ömür tüketmektir.
12.07.2008-Cumartesi
Konu Nurettin Önalan tarafından (10-01-2008 Saat 03:44 PM ) değiştirilmiştir..
|
| |
07-12-2008, 11:08 PM
|
#10 | | Kıdemli Üye
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 83
Tecrübe Puanı: 1  | Cevap: İnsan ve İnsanlık Alıntı: Nurettin Önalan´isimli üyeden Alıntı
NORMAL VE ANORMAL Hani bir benzetme var.Ceketin ilk iliğini yanlış düğmelersen diğer iliklerde yanlış düğmelenir. Arka arkaya yanlış iliklemeler sonuçta yanlış bir görüntünün ortaya çıkmasını sağlar.İnsanla ilgili çözümlemelere bu bu zaviyeden bakmak lazım.
Başta yapmayacağımız yanlış şu.Her şeyi en iyi bilen onu yapandır.Nasıl ki her eşyayı en iyi onu yapan biliyor.Onun hakkında da temel referans olacak bilgileri yapan veriyor.Bundandır ki her eşyanın yanına bir kullanma kılavuzu konulur.O aracı veya o eşyayı kullanırken kılavuzdaki
Bilgileri anlamaya,kurguyu ona göre yapmaya çalışırız.Anlamazsak bir bileni çağırırız.Örneğin bir
Bilgisayar aldık.Bütün kurguyu ustasının koyduğu kurallara göre yaparız.Neden?Yapan bilir ve bilen konuşur.
Bu açıklamadan sonra insana gelirsek.Şöyle bir kendimizle yüzleşelim.Kendimizdeki muazzam düzene bakalım.Gözümüze,kulağımıza,kalbimize,ses tellerimize...Sonra çevremize,tabiata,ta uza-
yın derinliklerine kadar düşünelim.Sonsuz dediğimiz bir Kainat.Her şey birbiriyle irtibatlı.Amaçsız
Hiçbir varlık,hareket yok.Her işte bir kast, irade karşımıza çıkıyor.Düşünün güneş bizi yakma-
İçin veya dondurmamak için belirli mesafede duruyor.Üzerinde yaşadığımız yer bizlere lazım olacak her türlü imkanla donatılmış.Koca koca gezegenler sürekli hareket halindeler hiç Kainatın
Düzeninde bir kaza olmuyor…
Şimdi mantığımızı konuşturalım.Bize lazım olan madenler yer kabuğunda bizi bekliyor.Demir,
Bakır,alüminyum,çinko,kömür…Peki bunlar magmada olsaydı bu kadar kolay istifade edebilecek miydik?Buğday birkaç ayda yetişiyor.On yılda yetişme özelliğinde olsaydı hayat nasıl olurda? Ev
cil hayvanlar o özellikte nasıl var olmuşlar.Koyunun uysallığı,koca öküz,manda,inek,deve,at gibi
Hayvanların insana hizmette bu kadar uysal özellikte olması bir şeyler anlatıyor.Tabiattaki ince düzen bir şeyler anlatıyor.Dağlar,tepeler,okyanus,deniz ve göller,nehirler,dereler,çaylar bir şey
Anlatıyor…
Kainatın sahipsiz olmadığını.Mutlak kuvvet,kudret,hikmet,rahmet…sahibi bir Sahibinin oldu-
ğunu bize ders veriyor.
Bu sahip, yarattığı düzenle ilgili ilk insandan itibaren bizlere talimatlar,bildiriler göndermek-
dedir.Bunları da açıklayan rehber kişiler(Peygamberler) göndermiş.Bu güne kadar gönderilen semavi kitap ve sahifelere bu mantıkla bakabiliriz.Adem (as) ilk Peygamber,Muhammet Musta-
fa(sav) son peygamber.
Buradan hareketle normal ve anormali anlamaya çalışacağım.
Fatiha suresinde,bizi dosdoğru yola ilet,sapmışların yoluna değil diğe dua ederiz.Burada anlatılan dosdoğru yol Yüce Allah tarafından temel referansaları belirlenen orta yol,bundan her türlü sapma ise aşırılık,yani anormallik diyebiliriz.Kuran ifadesi ile buradaki normal yolun adı sı-
ratı müstakimdir.Sağlam yol.Allah'ın razı olacağı yol.Ötelerde kurtuluşa erdirecek yol.
Bütün duygularımızı anlamlandırmada,rotaya koymada uyulacak ölçü şu.Vasat normaldir.İf-
rat tefrit sapmadır,yani anormal.
İnsanın bütün eğilimlerinin sebebi sahip olduğu tabiatıdır(fıtrat).Tabiatı gereği,şehvet,gad-dap,akıl kuvvetleri vardır.Bu kuvvetlerinin gereği bir çok arzu ve istekler sahibidir.Bu istelkere tabiat itibarı ile bir sınır konulmamıştır.Cüzi iradesi ile normale sevk etmesi lazımdır.Nefis terbi-
si denen kavramda budur.Yani insanın bütün davranışlarında ifrat ve tefritten kaçınıp,vasat yola iradesini yönlendirmesi nefis terbiyesidir.
Birkaç örnek verirsek;şehvetin gereği olarak insan yer,içer,uyur,konuşur,cinsel arzular taşır.Şimdi bir insan yemem,içmem,konuşmam vb bir tutum içerisinde ise bu şehvet noktasında
Tefrittedir denilir.Tam tersi bu arzularını gidermek için meşru bir sınır tanımıyorsa,o kişi ifratta-
dır denir.Vasatı meşru olanları talep edip,meşru olanla yetinmek.
Gadap insandaki cesaret duygusudur.İnsanın maddi manevi hukukunu muhafaza için veril-
miştir.Bir insan korkaklığının derecesine göre tefrite girmiş olur.Cesaretini zalim,zulüm çizgisinde kullanırsa bu sefer ifrat etmiş olur.Cesaretini meşru bir şekilde maddi manevi hukukunu koruma için kullanırsa bunun adı şecaattir.Yani vasat olan şecaatli olmaktır.
Akılda da bu böyledir.İlgisizlik,hiçbir şeyi merak etmemek tefrittir.Demagoji yapmak,aldatı-
cı bir şekilde aklını kullanmak ifrattır.Vasat olanı,yani normali,doğruya doğru olduğu için bağla-
nır.Yanlışlardan uzak durur.
İdeal insan iffetli,şecaatli,hikmet sahibi olan insandır.Şehvetin normali iffet,gadabın nor
li şecaat,aklın normali hikmet.Bütün duygularımızı böyle bir ölçüye tabi tutabiliriz.Aşkı,nefreti,
merakı, sabrı,merhameti…
Nefsini terbiye edip,vasat yola giren insanlar olgunlaşır,yani tekamül ederler.Hayatı fark ederek yaşarlar.Ötesi boş hayhuylarla ömür tüketmektir.
12.07.2008-Cumartesi | Selamun aleykum Nurettin bey.
RABBIM razı olsun.Yazılarınız çok güzel.Her kelimesi,her cümlesi bir istikamet gösteriyor.O istikamete kulagı olupta duyan,gözü olupta gören gider ancak.
ALLAH kimseyi ebu cehillerin yoldaşı eylemesin.amin.
Hani İbrahim peygamberin kıssasında;ateşi söndürmek için su taşıyan karıncaya ne yapıyorsun diye sorulur.Oda ateşi söndürmeye su taşıyorum.Gülerler karıncaya.
Bu halinlemi o koca ateşi söndürecen,derler.o ufacık karıncadan dag gibi bir laf.
Belki o ateşi söndüremem,ama hangi safta oldugumu göstermiş olurum.
selametle |
| | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| You may not post new threads You may not post replies You may not post attachments You may not edit your posts HTML KodlarıKapalı | | | Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:35 AM . | |