vBulletin Tema Arşivi Sorunsuz Hosting
Gelişmiş Arama

Forum İmza Yazdıklarımız Pano Sanat Edebiyat Kars-Kağızman Facebook
 

Geri git   Kağızman Forumları, Kağızman, Kars Forum Hakkinda Pano


reklam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 10-12-2008, 06:45 AM   #1
Kıdemli Üye
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 987
Tecrübe Puanı: 2
Harun_Ozturk Yakında ünlü olacaktır.
Harun Öztürk'ün Sayfası



Memleket hasreti çekenler gurbette sılayı yaşamak ısterseniz Camuşlukoyu.net'te her şeyi bulabilirsiniz arada birde burayı ziyaret ederseniz masraf etmeden memlekete gitmiş olursunuz ayrıca yayınlamak istediyiniz film,resim ve yazılarınızıda yayınlama ımkanı var orada ağaç gölgeside var oturup bir yayla ayranı içer muhabbet ederiz

Konu Vahdettin Yılmaz tarafından (04-29-2009 Saat 10:58 PM ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Alt 10-12-2008, 09:08 PM   #2
Kıdemli Üye
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 987
Tecrübe Puanı: 2
Harun_Ozturk Yakında ünlü olacaktır.
Cevap: CAMUSLUKOYU.NET

camuşlulu olanlar buraya yazıp tanışabilirler

Konu Harun_Ozturk tarafından (10-12-2008 Saat 11:32 PM ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 10-12-2008, 10:51 PM   #3
Kıdemli Üye
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 987
Tecrübe Puanı: 2
Harun_Ozturk Yakında ünlü olacaktır.
Cevap: CAMUSLUKOYU.NET

İŞTE ZÜBEYDE HANIM'IN SIR VASİYETİ


Zübeyde Hanım ölmeden yaklaşık 11 ay önce 16 maddelik bir vasiyetname yazdırır. Peki o vasiyet yerine getirildi mi? Mustafa Armağan yazdı...

Zübeyde Hanım üzerine neden bilimsel bir çalışma yapılmaz? Yoksa bilmediğimiz bir sakıncası mı var? Bilimselinden geçtik, İpek Çalışlar'ın "Latife Hanım"ı gibi popüler bir esere de razıyız. Lakin yok, yok.

Bu yüzdendir ki, sarı saçlı küçük Mustafa'nın kargaları kovalamasından ya da annesiyle babasının mahalle mektebine mi yoksa Şemsi Efendi mektebine mi gitsin kavgasından bir adım ileriye gidemiyoruz.

Mesela Zübeyde Hanım'ın babasının 'Molla Feyzullah", kendisinin de dindarlığı kastedilerek "Molla Zübeyde' diye anıldığını bilmeyiz. Neden? Yazmazlar da ondan.

Ya onu Ankara'da görmüş olan Halide Edib'in yazdıklarına ne demeli? Türkün Ateşle İmtihanı" adlı kitabına göre hasta yatağında yatan Zübeyde Hanım Anadolu'nun kurtarılmasıyla ilgilenmiyor, oğlunun Selanik'i kurtarmasını istiyordu.

Bir de vasiyetnamesi vardır Zübeyde Hanım'ın ki, neden üzerinde durulmadığını anlamak kolay değildir.


Mustafa Kemal Paşa Ankara'daki yoğun mesaisi arasında annesiyle eniştesi Mecdi Bey vasıtasıyla haberleşiyor, yine anne tarafından akrabası olan Dışişleri Bakanlığı Levazım Müdürü Cemal (Bolayır) Bey eliyle ona mektup ve para gönderiyordu.

Cemal Bey İstanbul'a bir gelişinde Zübeyde Hanım kendisini iyi hissetmediğini söyleyerek vasiyetini yazdırmak ister. Yakın komşulardan üç şahit çağrılır ve vefatından yaklaşık 11 ay önce vasiyetname yazılır. Zübeyde Hanım kâğıda önce mührünü basar, sonra da baş parmağını.

16 maddelik vasiyetnamenin metni epeyce uzun. Dileyen tam metnini kişisel sitemden okuyabilir. "Ben Zübeyde, mevcut mallarımın üçte birini ayırarak aşağıdaki gibi sarf ve vakfedilmesini vasiyet eylerim" diye başlayan vasiyetnameyi özetliyorum sizin için:

1. Ölünce yıkanıp kefenlenme ve kabir yaptırılma işiyle dedegân (bununla Mevlevi dervişlerinin kastedildiğini Şemseddin Sami yazıyor) ve tehlilhân (cenazelerde yüksek sesle "La ilahe illallah" diyen) efendilerle beraber kabrine götürülmek istiyor. Defnedildiğinin üçüncü günü akşamı hafızlar, hocalar, akraba ve ahbapların akşam yemeğine davet edilerek yemekten sonra Kur'an-ı Kerim'den cüzler okunması ve duanın ardından hafız ve hocalara para dağıtılması için 450 lira kâğıt para bırakıyor.

2. Beşiktaş'taki Yahya Efendi'nin yakınına defnedilmek istiyor.

3. Yahudi iken Müslüman olan Hayriye Hanım'a, onun ölümü halinde oğluna 10 lira verilecektir.

4. Daima akmak üzere şehrin münasip bir yerinde bir çeşme yaptırılıp suyu akıtılmak ve ara sıra tamirine sarf olunmak üzere 475 lira tahsis edilecektir.

5. Her cuma günü namazdan bir saat önce başlayarak ezan okununcaya kadar uygun bir camide cemaate iki cüz Kur'an tilavet ettirilerek okuyanlara nemasından verilmek üzere 490 lirayı bırakıyor ve ekliyor: 4. maddenin hükümleri için şer'i mahkemelerde vakfiyenin tescil ettirilmesi.

6. Oruç, namaz ve günahlar için ve Kurban Bayramı'nın ilk günü 5 adet kurban kesilmek ve eti talebeye yedirilmek ve Kur'an hatmettirilmek üzere bir defaya mahsus olarak Çocuk Esirgeme Kurumu'na (Dârü'l-Eytâm'a) 200 lira bağışlanacaktır.

7. Paramı Selanik Başşehbenderi Kâmil Beyefendi'ye teslim ettim. Osmanlı Bankası'nda muhafaza edecektir. Kâmil ve Cemal beyler burada saydıklarımın yerine harcandığını belgelendirerek oğlum Mustafa Kemal Paşa'ya hesap vereceklerdir.

Bir cenazenin bütün dinî muamele ve geleneklerin ayrıntılı olarak zikredildiği bu metnin en fazla dikkatime batan tarafı, Zübeyde Hanım'ın Kanuni'nin süt kardeşi Yahya Efendi'nin yanına gömülmek istemesidir. Tabii sadaka-i cariye olarak çeşme yaptırılması ve çeşme için vakıf kurulması istekleri de çok önemli. Bir başka nokta ise kazaya kalmış oruç ve namazları için kurban kestirmek istemesi. Tabii bu işlerin takibi işini sevgili oğluna emanet etmesi ise bambaşka güzellikte bir mesaj içeriyor.

İyi güzel de, nasıl öldü Zübeyde Hanım?

Tam Mustafa Kemal Paşa'nın İzmir'den ayrıldığı günün akşamı vefat etti. Oğluna ertesi günü Eskişehir'de verildi ölüm haberi. İzmit'te hayatî önemde bir basın toplantısı olduğundan cenaze törenine gidemedi. Başyaveri Salih Bozok'a çektiği telgrafta, "Merhumenin münasip bir tarzda merâsim-i tedfiniyesini (defin törenini) ifa ettiriniz" diyordu.

Zübeyde Hanım 14 Ocak 1923'te vefat etmiş, ölüm haberi Mustafa Kemal'e 15'inde verilmişti. İzmit mülakatının ardından Ocak'ın 27'sinde geldi İzmir'e ve sevgili annesinin kabrini ziyaret etti. Orada etkileyici bir konuşma yaptığını biliyoruz.

Peki cenazenin defin işini kim oganize etmişti? Bu kişi, müstakbel kayınvalidesi Zübeyde Hanım'ı evinde ağırlayan Latife Hanım'dan başkası değildi. Fakat işin ilginç tarafı, Latife Hanım o sırada henüz evli değildi. Çalışlar'ın kitabında herhangi bir kaynak göstermeden şunlar yazılmış: "Latife mezarlıkta yüzlerce gümüş mecidiye sadaka dağıtmış, ilk gece İzmir'in tanınmış hafızlarından 33 kişi çağırarak sabaha kadar hatim duası indirtmiş, üç gün üst üste dua, kırkında da mevlit okutmuştu. Ayrıca 52. gece de fakirlere aşure dağıtılıp, hatimler indirilmişti."

Tabii şunları da okuyoruz aynı kitaptan: "Mustafa Kemal annesinin cenaze töreni için İzmir'e gelmedi... 16'sında İzmit'te İstanbul basınıyla buluştu. 20-24 Ocak'ta ise Bursa'daydı. Şerefine Madam Brotte'un otelinde düzenlenen büyük akşam yemeği bir evlilik partisine dönüşmüştü."

Ya Zübeyde Hanım'ın Karşıyaka'da bulunan mezarını kimi yaptırmıştı dersiniz? Kimisi Kâzım Karabekir yaptırdı diyor, kimisi de Latife Hanım. Ancak bu ilk mezarın bugünküyle hiçbir alakası yok. Bugün tek bir kaya parçasından ibaret olan mezar taşı, 1940 yılında yaptırılmış. İlkinin eski yazılı kitabesinde "TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa hazretlerinin valide-i muhteremeleri Zübeyde Hanım'ın Ruhuna el-Fâtiha" yazılıydı. Yerine konulan o kaya parçasının üzerinde "Atatürk'ün Anası Zübeyde Burada Gömülüdür. Ölümü 1923" yazmaktaydı. Şimdilerde bu yazı da kayanın üzerinden kaldırılmış ve yerine Zübeyde Hanım'ın bir kabartma büstü konulmuştur; yazıyı başka bir mermer levhada okuyoruz.

Kim mi böyle istedi? İsterseniz ben anlatmayayım da, siz Hasan Rıza Soyak'ın anılarından okuyun.

Bir vasiyet var ortada, bir de mezar. Uyulup uyulmadığına karar vermek size kalmış.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 10-12-2008, 10:52 PM   #4
Kıdemli Üye
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 987
Tecrübe Puanı: 2
Harun_Ozturk Yakında ünlü olacaktır.
Cevap: CAMUSLUKOYU.NET

Coca Colanın Sırrı ( BÖCEK LARVASI !!! Böcek Cochineal; Kanarya adalarında ve Meksikada
yaşayan bir böcektir Doğal ortamında çoğaldığı gibi kültürel olarak da yetiştirilmektedir..

Cochineal; Kanarya adalarında ve Meksikada yaşayan bir böcektir. Doğal ortamında çoğaldığı
gibi kültürel olarak da yetiştirilmektedir
  Alıntı ile Cevapla
Alt 10-12-2008, 11:01 PM   #5
Kıdemli Üye
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 987
Tecrübe Puanı: 2
Harun_Ozturk Yakında ünlü olacaktır.
Cevap: CAMUSLUKOYU.NET

CAMUŞLULARA SİTEMİMDİR

Bu sitede bizim ama burada ki camuşlular gunluk en az 50 yazı yayınlıyorlar bırazda kendi köylerine yazsalar yoksa köyunuzden tamamen koptunuzmu ben tüm yazılarımı camuşlu köyu adı altında yazacagım isteyen bu buraya yazabılır ama insanın kendı koyune bu kadar yabancı kalmasınada dogrusu ağırıma gıdıyor korkmayın orada çay parası alınmıyor hatta ağaç gölgesi bile bedava hele gakkomun deresindekı ağaçların gölgeside bedava böyle giderse köyun sıtesini kapatmak zorunda kalacagım benden bu kadar FATİH Okul dersane ve site işleriyle ugraşmak zorunda kalıyor buda derslerını etkılemeye başladı herkese başarılar CAMUŞLULARA BİR SITEMIMDIR
  Alıntı ile Cevapla
Alt 10-12-2008, 11:10 PM   #6
Kıdemli Üye
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 987
Tecrübe Puanı: 2
Harun_Ozturk Yakında ünlü olacaktır.
Cevap: CAMUSLUKOYU.NET

Ölüm hakkında ilginç gerçekler

Ölüm hakkında ilginç gerçekler
Amerikan Discover dergisi ölüm ile ilginç bilgiler yayınladı. İşte ölüm hakkında merak edilenler:

İlk ölüleri toprağa gömme işlemi, İspanya'nın Atapuerca bölgesinde 350 bin yıl öncesine kadar dayanıyor.

Bütün ölümlerin temelinde oksijen eksikliği yatar.

Ölümün ilk üç gününde enzimler yemeğe başladığınız gibi sindirilmeye devam ediyor. Parçalanan hücreler bağırsaklarda yaşayan bakterilerin yemeği oluyor.

ABD'de gömülen cesetler, toprağa her yıl ortalama 3 milyon litre sıvı bırakıyor.

Bİr İsveç şirketi, cesetleri çeşitli kimyasal maddelerle donduruyor. Ceset, bir tüpün içinde 6 ila 12 ay arasında ayrışıyor ve tamamen yok oluyor. Böylece çevreye zarar verilmediğini iddia eden şirket, buna 'ekolojik defin' diyor.

Hİndİstan'dakİ Zerdüştler, cesetleri akbabaların yemesi için açık alana atıyor.

İNGİLİZ Kraliçesi Victoria'nın kocası Prens Albert, bornozu ve elinin alçısıyla gömülmek için ısrar etmişti.

Madagaskar'da aileler akrabalarının kemiklerini çıkarıp törenle köyün etrafında dolaştırıyor. Daha sonra da kemikler yeni bir kefene koyulup yeniden gömülüyor. Eski kefen, yeni evlenene veriliyor veya çocuğu olmayanların yataklarına seriliyor.

19'uncu yüzyılda Mısır'da demiryolu inşaatı yapan şirket, mumyaları lokomotiflere yakıt olarak kullandı. Böyle büyük tasaruf yaptılar.

İngİlİz filozof Francis Bacon, tavuğu dondurmak istedi. Tavuğun içini karla dolduran Bacon, soğuktan hastalığa yakalandı. 1926 yılında da zatürreeden hayatını kaybetti.

Embrİyonİk gelişim döneminde organların oluşumunda bazı hücreler ihtihar ediyor. Eğer bazı hücreler ölmeseydi, ördekler gibi taraklı ayaklarla doğardık.

1907 yılında Massachussettsli bir doktor, özel bir ölüm döşeği tasarladı. Sonra da insan vücudunun ölüm anında 21 gram kaybettiğini rapor etti. Bu nedenle ruhun 21 gram tuttuğu varsayılıyor.

ABD'de insanların yüzde 80'i hastanede ölüyor.

ABD'NİN New York kentinde cinayet kurbanından çok intihar eden insan var.

İnsanlığın başlangıcından beri 100 milyar insanın öldüğü sanılıyor.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 10-12-2008, 11:31 PM   #7
Kıdemli Üye
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 987
Tecrübe Puanı: 2
Harun_Ozturk Yakında ünlü olacaktır.
Cevap: CAMUSLUKOYU.NET

Arapça Futbol Sözlüğü
Vaziyyet-ül velvele ve isgal-i cemaatiyye ;
Seyircinin sahayı işgali

Krampon-ül bela-i şeytan :
İyi futbolcu (rakip takımdan)

Krampon-ül kabiliyye-i maasallah :
İyi futbolcu (bizim takımdan)

Mühendis-i kürre-i hümayun :
Teknik direktör

Gaflet-ü dalaletiye :
Kendi kalesine atılan gol

Hiyanet-ül vatan-fir kayme :
Şike

Hakimiyyet-ül kürre :
Top kontrolü

Krampon-ül deccal-uryan-ül kayb-i kürre :
Futbolcunun topu kaybetmesi

Serdar-i kuvva-ül kürre :
Takım kaptanı

Asakir-i milliye-i devleti Osmaniyye :
Türk milli takimi

Vaziyet-ül madara :
Tarihi fark

Hezimet-ül yarabbi sükür :
Serefli maglubiyet

Sut-ul minare :
Havadan atılan top

Zamane-i yekun-u kürre-i cihad :
Topun oyunda kaldığı süre (2 dakika)

Zamane-i fuzuliyye:
Boşa gecen zaman

Biserefiye-i tribün-ül sarih :
Açık tribün

Cihad-ül kuvva-i milliye :
Milli maç

Akibet-ül cihad ya seydi :
Uzatma dakikaları

Vaziyyet-ül hararet :
Karambol

Seyh-ül divan-ül kürre-i hümayun :
Futbol federasyonu başkanı

Ulema-i rezil-i rüsva:
Spor yazarı (veya skoru yazan)

Cihad-ül reis-i cumhuriyye:
Cumhurbaşkanlığı kupası

Cihad-ül vezir-i azam:
Başbakanlık kupası

Vaziyyet-ül kalaba ve istif ül balik-i numerra:
Numaralı tribün

Muhafazzar-i kal'a:
Kaleci

Asakir-i muhafazza-ül satih :
Defans oyuncusu

Veled-i rüzigar:
Kanat oyuncusu

Asakir-i saha-ül merkeziyye:
Orta saha oyuncusu

Cihad-i vallah-ül azim:
Kavga

Müfreze-i krampon-ül bomba:
Golcüler

Reis-ül tekke-yi kurre-i hümayuniyye:
Klüp başkanı

Gariban-i umumiyye:
Taraftar

Gariban-i gurbet:
Gurbetçi taraftar

Mudr-i terbiyye-i bedeniyye ya sehr-i Istanbul:
İstanbul GSGM genel müdürü

Defterdar-i cihad-ül kürriye:
Hakem

Sancaktar-i hatt-ül saha:
Yan hakem

Sur-ül düttürü:
Hakem düdüğü

Sükun-u mahser:
Yenilen gol sonrası sessizlik

İsyan-i garibaniyye:
Kötü tezahürat

Tezahür-ü cümle-i cemaat:
Toplu tezahürat

Reis-i imam-i cemaatiyye:
Amigo

Ceza-i serriye aman yarabbi:
Penaltı

Vaziyyet-ül hüzzam velakin Allahüm Rabbena ve Insallah vaziyet-i
zafer-i kuvva-i aliye sehr-i Istanbuliyye :
1 gol İstanbul' da turu getirir mi ?

La havle ve la kuvveten:
Yenilen gol

Alllaaaaaahhhh:
Atılan gol

Darbe-i müstehcen:
Faul

Taaruz-u aleyküm selam:
Kontra atak

Cenazi-i mefta-i kürre:
Ölü top

Sut-ul hürriyet:
Frikik

Taaruz-u fevkal beser:
Mükemmel atak

Ferman-i kehribar:
Sari kart

Ferman-i ahmer:
Kirmizi kart

Taaruz-ul hasbinallah:
Ofsayt

Kabe-i hürriye-i hümayuniyyeh sahane:
Stadyum

Divan-i krampon-ül deccal-i üryan-ül mafis kaabiliyet:
Yedek kulübesi

Hareket-ül rabiya-il kusuriyye:
9 kusurlu hareket

Darbe-i mabad:
Teknik direktörün kovulmasi

İblis-i vesvese:
Basın

Harabet-i kürre-i feza:
Hava topu

Cinsiye-i defterdar-i cihatül kürriye na mümkün:
İbne hakem

Krampon-ül deccal-u uryan:
Futbolcu

Akibet-ül hüzzam :
Elenme
  Alıntı ile Cevapla
Alt 10-13-2008, 06:32 PM   #8
Kıdemli Üye
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 987
Tecrübe Puanı: 2
Harun_Ozturk Yakında ünlü olacaktır.
Cevap: CAMUSLUKOYU.NET

BU UNUTULUR MU?

(Unuttuk Maalesef…)

Birinci Dünya Savaşı'nda

İngilizlere,

150 bin askerimiz esir düştü.

Bu askerlerden bir kısmı da Mısır'ın

İskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na

Hapsedildi.

Kampın tam adı,

'Seydibeşir Kuveysna Osmani Useray-I Harbiye Kampı' idi.

Bu kampta,

1918'de

Filistin Cephesinde esir düşen 16. Tümen'in 48. Alayı'na bağlı

Osmanlı Askerleri

Tutuluyordu.

12 Haziran 1920'ye kadar

Iki yıl boyunca

Her türlü işkence, eziyet, ağır hakaretler ve aşağılamaya maruz kaldılar.

İnsanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi…

Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların

Yalan yanlış çevirileri ve

kışkırtmaları nedeniyle,

kampların İngiliz komutanları,

azılı Türk Düşmanı haline

gelmişlerdi.

Savaş bitmişti.

Ancak,

Kamptaki ağır koşullar nedeniyle

ölenler dışındaki askerleri

Teslim etmek,

İngilizlerin işine

Gelmiyordu.

Çünkü,

olası yeni bir savaşta,

Bu askerlerin

Yeniden karşılarına çıkabilecekleri, Ermeniler tarafından,

İngilizlerin beyinlerine işlenmişti.

Çözüm

Toplu katliamdı…

Askerlerimiz,

Mikrop kırma bahanesiyle,

süngü zoruyla

Dezenfekte havuzlarına sokuldu.

Ancak;

Suya normalin çok üzerinde

'krizol' maddesi

katılmıştı..

Mehmetçik,

Suya daha ayağını soktuğunda,

aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyordu.

Ancak,

İngiliz Askerleri,

dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardı.

Mehmetçikler,

Bellerine kadar gelen suya başlarını sokmak istemediler.

Ancak,

Bu kez İngilizler havaya

(başlarının üzerine)

ateş etmeye başladı.

Askerlerimiz,

ölmemek için,

çömelerek başlarını suya soktular.

Ancak,

başını Sudan kaldıran artık göremiyordu.

Çünkü gözleri yanmıştı…

Dışarı çıkanların halini gören

sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi

Ve 15 000 (15 bin) askerimiz

kör oldu.

Bu vahşet,

25 Mayıs 1921 tarihinde

TBMM.' de görüşüldü.

Milletvekilleri Faik ve Şeref Beyler

Bir önerge vererek,

Mısır'da esirlerin

Krizol banyosuna sokularak,

15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini,

Bunun faili olan

İngiliz doktor,

Garnizon Komutanı ve

Askerlerin

cezalandırılması için,

TBMM' nin teşebbüse geçmesini istediler.

Ancak,

Yeni kurulan devletin bin türlü derdi vardı.

Ağır sorunlarla uğraşan TBMM' de

Bu hesap sorma işi

Unutuldu gitti.

Ama onlar

Unutmuyorlar…

Kendi ihanetlerini bile

soykırım ambalajına sarıp,

dünya kamuoyuna

Sunuyorlar.

En üzücü olanı da

Malum birilerinin,

Bu karalama kampanyalarına

çanak tutması
ERMELİLER SOYKIRIM YAPILDI DİYE DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYOR.

BİZİM

TARİHİMİZDEN HABERİMİZ YOK.!!!
  Alıntı ile Cevapla
Alt 10-14-2008, 06:32 AM   #9
Kıdemli Üye
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 987
Tecrübe Puanı: 2
Harun_Ozturk Yakında ünlü olacaktır.
Cevap: CAMUSLUKOYU.NET

herkese günaydın
  Alıntı ile Cevapla
Alt 10-14-2008, 06:34 AM   #10
Kıdemli Üye
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 987
Tecrübe Puanı: 2
Harun_Ozturk Yakında ünlü olacaktır.
Cevap: CAMUSLUKOYU.NET

ÜNLÜLERİN GERÇEK İSİMLERİ
Petek Dinçöz-Didem Ezgü
Mahsun Kırmızıgül-Abdullah Bazencir
Bülent Ersoy-Bülent Erkoç
Kibariye-Bahriye Tokmak
Serdar Gökhan-Nusret Ersöz
Ferdi Tayfur-Turhan Bayburt
Metin Erksan-İsmail Metin
Fikret Hakan-Bumin Gaffar Çıtanak
Aytaç Arman-Veysel İnce
Orhan Gencebay-Orhan Kencebay
Tolgahan-Mustafa Cingintaş
Banu Alkan-Renka Bronkavi
Kenan Pars-Kirkor Cezveciyan
Ahmet Özhan-Ahmet Şükrü Kadıöz
Doğuş-Orhan Baltacı
Müjde Ar-Kamile Suat Ebrem
Seda Sayan-Aysel Gürsaçer
Yaşar Kemal-Kemal Sadık Göğçeli
Muhterem Nur-Aysel Kısa
Yılmaz Güney-Yılmaz Pütün
Cüneyt Arkın-Fahrettin Cüreklibatur
Tarık Akan-Tarık Üregül
Sezen Aksu-Fatma Sezen Yıldırım
Serpil Çakmaklı-Serpil Dönmez
Sevda Ferdağ-Lütfiye Dumbul
Cahide Sonku-Cahide Serap
Perran Kutman-Perran Kanat
Ahu Tuğba-Tuğba Çetin
Deniz Akbulut-Mukaddes Akbulut
Engin Çağlar-Çağlan Övet
Ekrem Bora-Ekrem Şerifuçak
Ayhan Işık-Ayhan Işıyan
Gökhan Güney-Mehmet Yüceer
Asena-Onur Çakmak
Bulut Aras-Uğur Fidan
Yıldız Kenter-Ayşe Yıldız
Nisa Serezli-Nurinisa Aşkıner
Nubar Terziyan-Nubar Alyanak
Feri Cansel-Feriha Cansel
Gönül Yazar-Gönül Özyeğiner
Gülden Karaböcek-Saniye Gülden
Güngör Bayrak-Şerife Bayrak
Murat Soydan-Rüjdan Tercan
Neco-Tahir Nejat Özyılmaz
Nuri Sesigüzel-Nuri Kaçtaş
Neriman Köksal-Hatice Kökçü
Nil Burak-Nihal Munsif
Muazzez Ersoy-Hatice Yıldız Levent
Suna Yıldızoğlu-Sonja Eadiy
Harika Avcı-Nermin Ocak
Önder Somer-Önder Döser
Okan Bayülgen-Kaan Okan Görgün.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
Hosting